Modernizm ve Selefilik Bize Neyi Dayatıyor!
 
Yaz Beyoğlu 01.10.2016   - Facebook  Google  Sık Kullanılan
 
Ehl-i Sünnete burun kıvıran, bu yolu hafifleyen ve her fırsatta eleştiri tahtasına oturttuğu bu ana gövdeye nişan alıp ateş etmekten haz alan bu iki “Popüler / Güncel” akıma değinmek istiyoruz…
 

 

Modernizm ve Selefilik Bize Neyi Dayatıyor!

Zor bir zaman diliminden geçiyoruz… Yaşamış olduğumuz bu garip zaman dilimine kısaca “Âhir Zaman” deniliyor…

Hak ve Hakikate dair her ne varsa, hâlâ ilk günkü gibi saf ve berrak duruyorken, kimi illüzyonist ve sihirbazlar yaptıkları el çabukluğu ile bu hakikatleri perdelemeye çalışıyorlar…

Sadece gençlerimizin değil, belki de birçoğumuzun kafası biraz karışık… Bir yanda siyasetin hızlı atmosferi ve yoğun gündemi, diğer yanda gevşeyen din anlayışımız… Her geçen gün, kulluğumuz biraz daha dumûra uğratılıyor…

Bir yanda Modernist Hocaların “İslam Dinini Yeniden Keşfeden” garip halleri, diğer yanda kendilerine selefi deyip, Selef ulemamızın çizgisini ıskalayan ve Müslümanları İslam dairesinden zorla atmaya çalışan gerçek Müslümanlar!

14 asırdır ümmeti Muhammedîn ana gövdesini oluşturan Ehl-i Sünnet ’in / Sevadı Azam’ın yolu ise ya sahipsiz yâda garip gibi… Canhıraş bir şekilde bu ana gövdeyi tüm Bid’at Fırkalara karşı savunan Hocalarımız ve ulemâmızın gayretleri ise bir yere kadar galiba

14 asırdır ümmeti Muhammedîn üzerinde yürümüş olduğu bu geniş yol, artık öyle yâda böyle birilerine dar geliyor!

Ehl-i Sünnete burun kıvıran, bu yolu hafifleyen ve her fırsatta eleştiri tahtasına oturttuğu bu ana gövdeye nişan alıp ateş etmekten haz alan bu iki “Popüler / Güncel” akıma değinmek istiyoruz…

Selefilik ve Modernizm

Okuyan / Araştıran veya dini ilimlere meraklı olan insanımızı ve özelliklede gençlerimizi bekleyen bu iki tehlike bize neleri dayatıyor?

Bir birine zıtmış gibi duran bu iki farklı Fırka’nın bazı ortak özelliklerini dile getirdiğimizde, bize dayatılan birkaç hususu da faş etmiş olacağız…

1) Bu iki Bid’at Fırka’nın ana paradigması şu şekilde işliyor;

“Ümmeti Muhammed tarih içerisinde yoldan çıkmıştır. Yaşanan bunca yenilgilerin sebebi, İslam dininin yanlış anlaşılıp doğru yaşanmamasından kaynaklanmaktadır...    Müslümanların tekrardan eski izzet ve ihtişamlarına kavuşmalarının tek yolu; Müslümanların tarih içerisinde oluşturmuş oldukları her ne varsa onları bidat (Selefilerin iddiası) veya tahrif (Modernistlerin iddiası) edilmiş değerler olarak görüp, bu oluşturulan Değerleri / Kültürü / Medeniyeti / Müktesebatı ve Tarihi, inkâr ederek hatta onlarla savaşarak,  “Selefi Salihin” denilen ilk üç neslin yaşadığı döneme yani Asr-ı Saadete tekrardan geri dönmek!

            Peki, Selefilerin ve Modernistlerin Bu iddialarını gerçekleştirebilmeleri için önlerindeki en büyük engel nedir?

Ümmet Muhammedin kahir ekseriyetinin amel ettiği ve benimsediği İtikâdi ve Fıkhi mezheplerimizdir!

Mensup olduğumuz Mezheplerdeki yaşanabilecek gevşekliklerin açacağı boşluğu bu iki Bid’at fırkanın çok rahatlıkla doldurabileceğini akılda tutmak lazım….

 

2) Mezhep (sistem) karşıtı söylemler…

Selefilerle Modernistlerin bir diğer ortak özellikleri ise; Mezheplere karşı olan alerjileri!

Bir selefi için mezhep; Asr-ı Saadetten sonra ortaya çıkmış bid’at bir oluşumdur! Mezhebin doğrusu yâda yanlışı olmaz! Çünkü mezhepler, ne Peygamber (a.s) nede Sahabe döneminde görülmemiştir. Dolayısıyla herhangi bir mezhebe intisap, Asr-ı Saadetten uzaklaşmaktır!

Modernistlerin ise Mezheplere karşı çıkışının ana sebeplerinden biri, “Ulema ve Fukâha’nın” İslam dinini zorlaştırdıkları, dinde olmayan hükümleri bir şekilde dine ekledikleri ve yaptıkları içtihatlarda dini kendi tekelleri altına almalarıdır!

3) İçtihad Yapma Arzusu!

            Hicri 4. Asırda kapanan mutlak içtihad kapısı, malum iki kesim tarafından zorlanarak açılmaya çalışılıyor…

Zaten bu iki Bid’at fırkanın; Müslümanların yaşadığı Tarihi yok sayıp preslemeleri, bununla birlikte mezhepleri de inkâr ederek her konuda içtihad yapma arzuları, Modernist ve selefileri birleştiren ortak paydalardan birini daha oluşturuyor…

Bununla birlikte Modernistlerle selefilerin ayrıştığı ve zıtlaştığı birçok hususta var. Mesela bunlardan birisi; Modernistler genel olarak hadisi şerifleri dinde delil kabul etmezler. Selefiler ise hadisi şerifler konusunda Modernistler’den ayrılarak Hadisi şeriflere önem verip dinde delil kabul ederler. Ancak selefilerin de Allah’ın selbi sıfatlarını anlatan Hadisi şerifleri mutlak bir şekilde zahirine yorumlayıp tescim ve teşbih çukuruna düşerek ayrı bir arızaya kapı aralıyorlar!

Özetle söyleyecek olursak:

Üzerinde bulunduğumuz Ehl-i Sünnet ve-l Cemaat zemininde yaşanabilecek herhangi bir kayma ve sapma, bizleri bu ve benzeri Bid’at Fırkaların çukuruna düşme veya onların fikirlerine kapı aralama yanlışlığına sürükleyebilir! 

 
Yaz Beyoğlu    (1560)





Yorumunuzu Buradan Yazabilirsiniz
Adınız:
 
Güvenlik Kodu* 12596
 
Yorum Başlığı
Yorumunuz:

Yorumlarınız kontrol edildikten sonra onaylanacaktır.



YAPILAN YORUMLAR



  Abdullah abdullahoğlu
   151.250.....   19.10.2016 [ ID=49 ]
cundullah el-kurdi adlı seleficiğe cevap
problemde işte tam burada zaten..

kendini imam ahmed bin hanbele nispet edip.. sadece hanbeli mezhebi ile değilde işine geldiği gibi diğer mezheplerin içtihadlarından da delil getirip mezhepler arası "telfik" yapmak. mezhepleri birleştirmek..

kendini bir mezhebe değil, 4 mezhebin yapmış olduğu içtihadları yine kendi içtihadlarınızla seçmeye kalkmak hanbeli mezhebine ne kadar samimi bir şekilde bağlı olduğunuzu gözler önüne seriyor!

hanbelilik adı altında ibn teymiyenin bozuk itikat ve görüşlerini savunmakta yine sizi bir mezhebe bağlı olarak gösterecek değil mi?



Yaz Beyoğlu - YazBeyoglu, Beyoğlu Yazarları, Beyoglu Yazarlari, Beyoğlu Haberleri

  Cundullah el-Kürdî
   5.46.114....   03.10.2016 [ ID=48 ]
Hadi oradan
İmam-ı azam'dan imam şafiiden imam malikten delil getiren, imam hanbeli'nin yolundan giden selefiler mezhepleri inkâr ediyor demek ancak aklını kullanmaktan aciz iftiracıların işi olabilir.

Yaz Beyoğlu - YazBeyoglu, Beyoğlu Yazarları, Beyoglu Yazarlari, Beyoğlu Haberleri

Beyoğlu'lu Yazarları Tanıyoruz
Beyoğlu'lu olup çeşitli yayın organlarında yazanları YazBeyoglu.com'da okuyucularıyla buluşturuyor, Beyoğlu'lunun kendisini tanımasını ve takip etmesini sağlıyoruz.

Ben de yazmak istiyorum
Beyoğlu veya Beyoğlu'ndaki semtinizle ilgili yazmak mı istiyorsunuz? İletişim bölümümüzden irtibata geçin.

Yayındayız
YazBeyoglu.com yayına başladı




 



 

YazBeyoglu.com - Kuruluş: Kasım 2014