Aktay, Beyoğlu Algısını değerlendirdi
 
Yaz Beyoğlu 22.11.2014 16:42:19   - Facebook  Google  Sık Kullanılan
 
“Kentsel Mekânın Paylaşılması Sorunu: Beyoğlu ve Tophane Örneği” adlı doktora tezi çalışmasını yürüten ve eski bir Tophane’li olan Aydın Aktay, Beyoğlu algısıyla ilgili Tophane Haber’e konuştu.
 

 

Tophane Haber sitesi şu sıralar toplumun farklı kesimlerine Beyoğlu algısını soruyor. Beyoğlu Dosyası kapsamında çalışmalarını sürdüren Tophane Haber, “Beyoğlu Eğlence Mekanıdır” algısının bir dayatma olup olmadığını Ankara’da yaşayan Aydın Aktay’a sordu.

aydın aktay

Aydın Aktay, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Ana Bilim Dalı’nda “Kentsel Mekânın Paylaşılması Sorunu: Beyoğlu ve Tophane Örneği” adlı doktora tezi çalışmasını yürütmektedir. Ankara’da özel bir eğitim kurumunda eğitim uzmanı olarak çalışıyor.

Aktay, Tophane Haber’e Beyoğlu ile ilgili değerlendirmelerini aşağıdaki ifadelerle dile getirdi.

Beyoğlu, Osmanlı’nın Batı’ya açılan penceresidir. Osmanlı’nın son dönemlerinde Batı hayranlığı vardı. Bu hayranlığı ve hevesi doğuran birinci örnek Beyoğlu’ndaki yaşam tarzından alınıyor. Avrupa’dan haber alma kaynağı da yine Beyoğlu idi. Avrupa’nın değişik ülkelerinden, milletlerinden gelen farklı kültürdeki insanlar burada kendilerine bir yaşam alanı buluyorlardı. Beyoğlu aynı zamanda Batı tarzında yaşamın en somut görünen yeri olmuştur. Avrupalılaşmak, Batılılaşmak isteyenlerin tercih ettiği mekân yine Beyoğlu olmuştur. Bu anlamda pilot bölgeydi. Fakat Osmanlı bunu model olsun, pilot bölge olsun diye yapmadı. Uluslar arası hukukun getirdiği bir sonuçtu bu. Cumhuriyet’le birlikte gelişen ulus devlet projesi için aslında Beyoğlu bir tehdit oluşturmaktaydı. Çünkü Beyoğlu çok uluslu, çok kültürlü yapıdan oluşuyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet idealine aykırıydı Beyoğlu… Yani Türkiye tek tipleştiriliyorken Beyoğlu karmaşık ve kozmopolit bir yapısıyla ön plana çıkıyordu. Ne mutlu Türküm diyen bir sistemin kuruluş felsefesine aykırı bir yer aslında. Maalesef 6-7 Eylül olayları da bu yüzden patladı.

OSMANLI FARKLILIKLARDAN BESLENİYORDU

Osmanlı’ya baktığımızda o yapıda kozmopolit bir toplum hiç rahatsızlık vermemiştir. Çünkü Osmanlı farklılıklardan besleniyordu. Herkesi farklılıklarıyla kabul ediyordu. Türkiye Cumhuriyeti ise etnik ve dinsel temelli unsurlara vurgu yaptığından farklılıklar kendisinin kuruluş felsefesine aykırı geliyordu. 6-7 Eylül Olaylarını doğuran ana sebep Türkiye Cumhuriyeti’nin bünyesinde yabancı unsurlara tahammül edememesidir. Farklılıkları neredeyse bünyesinden atmaya çalışmıştır.

AYDIN AKTAY

BEYOĞLU’NUN EĞLENCE MEKANI OLARAK ALGILANMASI BİR DAYATMADIR

Beyoğlu bir eğlence mekânı değildir. Daha doğrusu sadece eğlence mekânı değildir. Eğlence mekânı olarak algılanması bir dayatmadır. Bu algıyı doğuran tarihsel süreç şöyle başladı; Burada yoğunluk olarak yaşayan gayri Müslimlerin yaşam tarzlarının, kültürlerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmış bazı eğlence mekânlarının varlığı bir gerçektir. Ama bu, bütün Beyoğlu’nun eğlence mekânı olduğunu göstermez.

BEYOĞLU’NDA FARKLI BİRÇOK YAŞAM ALANI VAR

Müslüman ahalinin içinden İslami yaşam tarzına kayıtsız ya da Avrupai yaşam tarzına öykünen (özenen) insanların sadece bu tip mekânlarda eğlenebilme imkânı bulmaları, bu mekânların da Beyoğlu’nda (Pera’da) bulunması zamanla halkın gözünde Beyoğlu’nun sadece bir eğlence mekânı olarak algılanmasını beraberinde getirdi. Oysaki Beyoğlu’nda hâlihazırda yaşanan bir kültür, bir inanç, iktisadi ve sosyal yönden alabildiğince canlı bir yaşam vardı. Eğlence mekânları da bu mekânların sadece küçük parçalarıydılar.

Değişik yaşam tarzlarının bir arada bulunduğu bir bölgedir Beyoğlu. Dindar insan kiliseye gider, tekstilcileri, mağazacıları, esnafları, mahallelisi, aileleri, eğitim yuvaları var. Tahminimce Osmanlı zamanında buranın halkı dindar bir halkmış. Çünkü adım başı kilise var.

BEYOĞLU AHALİSİ YAHUDİ, HIRİSTİYAN VEYA RUM AİLELERDEN OLUŞSAYDI “SADECE EĞLENCE MEKÂNIDIR” ALGISINDAN ONLAR DA RAHATSIZ OLURLARDI

Peki, eğlence mekânıdır algısı neyi doğurur? Sanatsal ve kültürel açıdan ciddi bazı yozlaşmaların önünü açar. Ailelerin, mahallelinin buralardan çekip gitmesini hızlandırır. Ahlaksızlığın, fuhuşun artmasına neden olur. Bugün buralarda Müslüman ahaliler değil de Yahudi, Hıristiyan veya Rum ahalisinden oluşan aileler yaşasaydı onlar da “sadece eğlence mekânıdır” algısından rahatsız olacaklardı. Yerleşik mahalle, ev, sokak, esnaf, cami, kilise, eğitim ve sağlık alanları bu algı yüzünden hep tehdit altındadır. Beyoğlu’nda bir yaşam kurulmuştur. Aileler var, mahalleli var, eğitim, sağlık, kültür ve tarihi alanları var. Eğlence mekânıdır derseniz buraları yok sayarsınız.

Gayri Müslimleri yaşamış buralarda o yüzden eğlence mekânı olmuştur diyenler ve bu algıyı yaymaya çalışanlar aslında onlara da hakaret etmektedirler. Sanki gayri Müslimler eğlenceye düşkün, alkolik, fuhuş yapan, zinakar insanlarmış gibi…

10 Kasım 2011 / Tophane Haber

 
Yaz Beyoğlu    (2978)





Yorumunuzu Buradan Yazabilirsiniz
Adınız:
 
Güvenlik Kodu* 51470
 
Yorum Başlığı
Yorumunuz:

Yorumlarınız kontrol edildikten sonra onaylanacaktır.



YAPILAN YORUMLAR



Beyoğlu'lu Yazarları Tanıyoruz
Beyoğlu'lu olup çeşitli yayın organlarında yazanları YazBeyoglu.com'da okuyucularıyla buluşturuyor, Beyoğlu'lunun kendisini tanımasını ve takip etmesini sağlıyoruz.

Ben de yazmak istiyorum
Beyoğlu veya Beyoğlu'ndaki semtinizle ilgili yazmak mı istiyorsunuz? İletişim bölümümüzden irtibata geçin.

Yayındayız
YazBeyoglu.com yayına başladı




 



 

YazBeyoglu.com - Kuruluş: Kasım 2014